Sokak köşesinde dalıp giden bir yüz, yağmurdan kaçan adımlar, vitrine vuran ışık… Fotoğraf, kelimelerin yetişemediği yere köprü kurar. Bir karede; zaman, mekân ve duygu aynı anda görünür.
Bu karede yürüyen kalabalığın içinde duran biri var. Elinde hiçbir şey yok; ama yüzünde beklemekle kabullenmek arasındaki ince çizgi duruyor. Göz, hareketi izlerken yürek, bekleyenin hikâyesini tamamlamaya çalışır.
Her görsel; anlatandan çok bakanın içini açar. Bu yüzden burada her kare, biraz da okuyanın hikâyesidir.
