“Siz, iman etmedikçe cennete giremezsiniz; birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız. Yaptığınız zaman birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selâmı yayınız.”
Cümleten Selamun Aleyküm, bu mecrada ki ilk yazımı siz değerli okurlarla paylaşmak istiyorum. İlk emri İKRA (OKU) ! Olan bir dine iman etmiş müminler olarak bol bol okumalar yapmalıyız.
İlk olarak yazıma böyle bir hizmeti insanların kullanımına sunup, emek vererek böyle bir mecrayı hayata geçirdiği için Özgür Baştürk ağabeyime teşekkürlerimi sunuyorum.
Günümüzde herkesin dilinde yaşadığı hayata dair bir şikayet var. Çarşıda, pazarda, toplu taşımada… Artık ne yazık ki elimizde olanlara şükredip mutlu olma yolunu tercih etmektense elimizde olmayanlara odaklanıp şikayetlerde bulunuyoruz. Bu durum bizi maddi ve manevi olarak bir çöküşün içerisine atıyor. Maddi olarak daha çok para kazanma hırsına kapılıp bir zaman sonra kısa yoldan nasıl daha çok para kazanıp ev, araba alırım veya daha lüks bir yaşam içerisinde yer alırım diye dert edip kendimizi kötü alışkanlıkların içerisinde buluyoruz. Manevi olarak da şükürsüzlük bizden elimizde olanların bereketini alıp gidiyor. Sahi sizce mutluluk maddede midir ? Manada mıdır? Yakın zamanda Türkiye Yeşilay Cemiyeti, son dönemde hızla artış gösteren kumar ve sanal kumar bağımlılığına dikkat çekmek amacıyla kapsamlı bir akademik rapor hazırlayarak kamuoyuyla paylaştı. Türkiye Kumar Raporu, çarpıcı verilerle kumara başlama yaşının 15’e kadar düştüğünü göstererek gençler açısından ciddi risk tablosunu işaret etti. Bu durum sizce neye işaret ediyor?
Müslüman olarak bu hayata gelmekte ki gayemiz neydi? Müslümana bu dünyada gerçekte rahat var mıydı? Varlıkta yoklukta bir imtihan değil miydi? Hz. Ali’nin güzel bir sözü vardır ; ” Allah rızka kefildir ama imana değildir. Bu yüzden imanınızı dert edinin, rızkınızı değil.” Sahi senin derdin imanın mı ? Yoksa rızkın mı ? Allah Bakara Süresi 214. Ayetinde ” Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Peygamber ve onunla beraber mü’minler, “Allah’ın yardımı ne zaman?” Diyecek kadar darlığa ve zorluğa uğramışlardı.” Diye buyuruyor. Bu dünyada peygamberler ve ashabı dahil nice imtihan ve zorluklardan geçmişken bizler rahat ve imtihan olmadan ilerleyeceğimizi mı zannediyoruz ? Hz. Nuh peygamber oğluyla, Hz. İbrahim(a.s) oğlu İsmail(a.s) ile , Hz. Yakup (a.s) evlatlarıyla imtihan olmuştur. Anne baba olan bireyler evlat ile imtihanın ne derece zor olduğunu gayet iyi anlarlar.
Ankebut Süresi 2.Ayette şöyle buyurur: ” İnsanlar, denenip sınavdan geçirilmeden, “İman ettik” demekle bırakılacaklarını mı sanıyorlar? Devamında 3.Ayette ” Andolsun ki biz, onlardan öncekileri de sınamıştık. Allah, elbette doğru olanları ortaya çıkaracaktır; keza O, yalancıları da mutlaka ortaya çıkaracaktır.” Diye buyurur. Hayatın gayesini Müslüman olarak iyi kavramamız gerekiyor. Şairinde söylediği gibi ” Topraktan geldik toprağa gideceğiz mühim olan bu yolda çamurlaşmamaktır.” Mal sevgisiyle alaka Rasulullah (asm) şöyle buyurmuştur ; ”Âdemoğlunun iki vadi dolusu malı olsa üçüncüsünü de ister. Âdemoğlunun karnını ancak toprak doldurur. Tövbe edenin tövbesini Allah kabul eder.” buyurmuştur. Bu dünyada ki varlık sebebimizi unutmadan maddiyata dalıp ahireti unutanlardan olmadan yaşamalıyız. Koskoca Kanuni Sultan Süleyman bile bir elimi tabutumun dışına koyun ki Kanuni Sultan Süleyman bile bu dünyadan elinin boş gittiğini insanlar görsün demiştir. Allah bizleri ve neslimizi bu dünyanın maddiyatına dalıp ahiretini unutanlardan eylemesin. ( Amin )
Sürç-i Lisan Ettikse Affola…
Kalın sağlıcakla Allah’a emanet olun.
