Temmuz…
Sokak sessiz, ama hava bağırıyor. Saatler geçiyor ama acele etmiyor gibi. Her şey ağır çekim. Sanki şehir bile terlemiş, bir banka oturup dinleniyor.
Sabahları pencereyi açınca ilk duyduğum şey serçelerin sesi. Sonra sokağın loşluğuna düşen bir gölge. Mahalle bakkalı erkenden açmış, çay ocağında tabak şıngırtısı. Hayat devam ediyor ama kimse koşmuyor.
Bugün hiçbir plan yapmadım. Yürürken sadece yürüdüm. Bazen bir ağacın altındaki banka oturdum, bazen marketin önünde bir gölgeye sığındım. Telefon cebimde kaldı, düşüncelerim avuçlarımda.
İnsan bazen sadece kendini duymak istiyor. Bir şarkının ortasında durmak gibi. Sokakta yürürken gözüm kaldırım taşlarında değil, kendi içimdeydi. Ve fark ettim ki, bazı günler hiçbir şey yapmamak, en anlamlı şey olabiliyor.
