Koşturmanın ortasında küçücük molalar, günün bütün gürültüsünü susturur. Bir bardak çayın buharı, açık pencereden giren rüzgâr, duvarda duran eski bir fotoğraf… Bazen tek bir detay, bütün günü yeniden kurar.
Bu köşe; acele etmeyen, gösteriş peşinde koşmayan cümleleri sever. Her şeyin hızlandığı çağda, yavaşlamanın bir nezaket olduğuna inanır. İçerideki sesi duymak için dışarıdaki sesi kısmak gerekir; burada yapılan tam da bu.
Bugün bir küçük mola verildi. Yarın yine verilecek. Çünkü esas değişim büyük adımlarda değil, küçük duraklarda saklıdır.



Ve bazen, en derin yolculuklar adımlarımızı durdurduğumuz yerde başlar. O küçük duraklar, hayatın gizli bahçeleridir; orada soluklanan kendi sesini yeniden duyar.