Hayat bazen hızla akıp giderken durup kendimizi duymayı unutuyoruz. Sosyal medya, iş hayatı, koşuşturma derken içimizde birikenleri bir yere dökmek istiyoruz. İşte tam da bu yüzden…
Buradayım. Yazıyorum. Çünkü yazmak özgürleştiriyor.
Bu blog sadece klavyemin ucundaki kelimelerden ibaret değil. Aynı zamanda geçmişim, hislerim, gözlemlerim, gülüşlerim ve susuşlarım. Kendime notlar… ama belki bir başkasının da iç sesi olur.
Burada “mükemmel” cümleler aramayacağım. Çünkü hayat da öyle değil. Kimi zaman dağınık, kimi zaman da çok sade ama her zaman gerçek.
Bu yazıların birinde kendini bulursan, belki o gün biraz daha az yalnız hissedersin. Bu fakir de öyle…
Hoş geldin. Gerçekten.
—
Özgür


