Haziran ayı benim için hem ekran karşısında hem de sayfa aralarında geçen dolu dolu bir ay oldu. 📺📖
Kimi zaman gerçeklerden kaçmak için diziye sığındım, kimi zaman içime dönmek için kitapların altını çizdim. İşte sana bu ay içinden geçenler:
📚 Haziran – Okuduklarım
- “Körlük” – José Saramago
Körlüğün sadece gözle değil, vicdanla da alakalı olabileceğini hiç bu kadar sert hissetmemiştim.
Yavaş akan ama zihne kazınan bir anlatı. Tavsiye ederim, sindire sindire oku. - “Yavaşla” – Kemal Sayar
Bu kitapta en çok “sessizlik de bir cümledir” cümlesine takıldım.
Modern dünyada hızla yaşarken, insanın kendini bulabilmesi bir ayrıcalık hâline geldi resmen.
🎬 Haziran – İzlediklerim
- The Bear (2. Sezon)
Şef Carmy ve mutfağın kaotik düzeniyle ekran başında ter döktüm.
Hem temposu hem duygusu sağlam, ama aç karnına izleme 😅 - Inside Out 2
Çocuk filmi diyip geçmeyin, yine yetişkinlere tokat gibi geliyor.
“Kaygı” karakteri bu sefer beni benden aldı.
Animasyon ama terapilik 🔄
Bazı kitaplar cümleleriyle kalır sende, bazı filmler ise sadece bir sahnesiyle.
Ben bu ay hem sayfalarda hem ekranlarda biraz kendime dokundum.
Umarım sen de kendine dokunan bir şey bulursun bu satırlarda. 💫


