İç Huzurun Coğrafyası
  1. Anasayfa
  2. Günce
Trendlerdeki Yazı

İç Huzurun Coğrafyası

Gündelik koşuşturmaların içinde durup kendi iç sesimi dinlediğimde, toplumla ve kendimle kurduğum bağları sorguladığım satırlar...

2

Her insanın içinde, haritalara sığmayan bir ülke saklıdır.

Ne pusula gösterir yolunu ne de rüzgâr haber verir; bu ülkeye varmak, dış dünyanın gürültüsünden değil, kalbin derin kıvrımlarından geçer.

Seslerin azaldığı, bakışların ağırlaştığı bir vakitte, insan kendi toprağına basar gibi basar içindeki sükûnete.

Bazen en uzun yolculuk, hiç adım atmadan yapılır.

Bir anlık nefes, bir damla düşünce, bir sessiz tefekkür… Dışarıdan bakıldığında sıradan sayılacak bu küçük anlar, insanın iç coğrafyasını aydınlatan kandillerdir.

Tozu toprağı aralamak için büyük fırtınalar gerekmez; bazen sadece susmak, kalbi eski bir su gibi berrak kılar.

Toplumsal koşuşturmanın dayattığı hız, bireyin iç ritmini çoğu zaman bastırır.

Başarı, tüketim ve görünür olma arzusu; insanı dışarıda var etmeye çalışırken içeride yoksullaştırır.

Oysa iç huzur, yeni bir şey eklemekten çok, fazlalıkları bırakma cesareti ister.

Belki de mesele, huzuru aramak değil; üzerini örten perdeyi hafifçe aralamaktır.

Çünkü kalp, yaratılışından beri bu dinginliği bilir.

Ve işte o vakit insan, ne dışarıdaki ufka muhtaç kalır ne de zamanın ağırlığına.

Kendi iç ülkesine kavuşan, dünyanın en geniş ufkunu içinde bulur; orada ne acele vardır ne telaş, yalnızca kadim bir sükûnetin ağırbaşlı ışıltısı…

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?
  • 0
    be_endim
    Beğendim
  • 3
    alk_l_yorum
    Alkışlıyorum
  • 1
    e_lendim
    Eğlendim
  • 0
    d_nceliyim
    Düşünceliyim
  • 0
    _rendim
    İğrendim
  • 0
    _z_ld_m
    Üzüldüm
  • 0
    _ok_k_zd_m
    Çok Kızdım

İnsanı anlamaya çalışan bir sosyoloğum. Aileyi bir yapıdan çok, yaşayan bir organizma gibi gören bir danışmanım. Mesleği, kişilikle değil de kimlikle buluşturmaya inanan bir kariyer yol arkadaşıyım.Hayatın sorularını da cevaplarını da tek bir alanda aramıyorum. Çünkü biliyorum ki bir insanı anlamak, sadece onun söylediklerini değil, sustuklarını da duymayı gerektirir. İşte bu blogda, duymaya, anlamaya ve aktarmaya çalıştığım ne varsa; kimi zaman bir deneme, kimi zaman içten bir günce, kimi zaman da bir yol arkadaşı notu olarak seninle buluşacak.İçinden geçip gittiğimiz hayatın, sadece başımıza gelenler değil; nasıl anlam yüklediğimiz şeyler olduğunu düşünen biriyim. Yazarken niyetim bilgi vermek değil; bazen birlikte durup düşünmek, bazen sessizliğe bir isim koymak, bazen de bir cümlede kendimizi bulmak.Çünkü insan insana iyi gelir. Kelimelerse en güzel aracıdır.

Yazarın Profili
İlginizi Çekebilir

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Lütfen İnsan Olduğunuzu Doğrulayın.


Yorumlar (2)

  1. 12 Eylül 2025

    Ve insan, bir nefes kadar yakın olan o ülkeye vardığında, anlar ki bütün yollar aslında kalbin kıvrımlarında gizlidir.

    • 12 Eylül 2025

      Evet… Ve o yolları yürüdükçe insan, aslında dışarıya değil, kendi içine doğru ilerlediğini fark eder.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Lütfen İnsan Olduğunuzu Doğrulayın.